Skip to content
Bloga dön

İngilizce Zamanlar: Türkçe Konuşan Biri İçin Asıl Sorun Nerede

İngilizcedeki zamanlar, Türkçenin kendi zaman ekleriyle yan yana. -yor tuzağı, Türkçede karşılığı bulunmayan present perfect ve zamanları bilmekten konuşurken kullanmaya geçmenin yolu.

Türkçe zamanı ekle kurar, İngilizce zamanı ve görünüşü ayrı işaretler

Türkçede bir cümlenin zamanı fiilin sonundaki ekte durur: gidiyorum, gittim, gideceğim. Tek bir ek hem zamanı hem de olayın nasıl aktığını taşır. İngilizce bu işi ikiye böler. Bir yanda üç zaman vardır: geçmiş, şimdi ve gelecek. Öbür yanda dört görünüş vardır: yalın (simple), sürüyor (continuous), tamamlanmış (perfect) ve tamamlanıp sürüyor (perfect continuous). Okulda ezberletilen o on iki zamanlık liste aslında on iki ayrı konu değil, üçe dört bir tablonun içindeki on iki kutudur.

Bu ayrım pratikte şu yüzden önemli: Türkçede görünüşü ayrıca seçmek diye bir alışkanlığınız yok, çünkü ek onu zaten sizin yerinize seçiyor. İngilizcede ise her cümlede iki karar veriyorsunuz, üstelik ikincisini yardımcı fiille (am, is, are, have, had, will be) dışarıdan kuruyorsunuz. Tabloyu ezberlemek bu iki kararı hızlandırmıyor. Tablo bir mekanizmanın haritası; konuşurken lazım olan şey ise haritayı okumak değil, yolu bilmektir.

-yor tuzağı: Türkçenin şimdiki zamanı İngilizcenin iki zamanını birden kaplıyor

Türkçede ayrım aslında var: geniş zaman (-r) alışkanlıkları ve genel doğruları, şimdiki zaman (-yor) o an sürmekte olanı anlatır. Sorun ayrımın yokluğu değil, sınırın başka bir yerden çizilmiş olması. Günlük Türkçede -yor, geniş zamanın alanına epeyce taşmıştır: Her sabah kahve içiyorum cümlesi, içerim cümlesinden çok daha doğal duyulur. Kafanızdaki eşleştirme -yor ile am/is/are + ing olduğu için de ağzınızdan I am drinking coffee every morning çıkar.

Bunun çaresi fiile değil cümleye bakan bir alışkanlıktır. Cümlede bir sıklık zarfı varsa (every day, always, usually, often, never) ya da genel bir doğru anlatıyorsanız, İngilizce Türkçede ne kadar doğal durduğuna bakmadan yalın şimdiki zamanı ister: I drink coffee every morning. Sürüyor biçimi tam olarak şu an olan, geçici olan veya değişmekte olan için ayrılmıştır. Kendinizi sınayın: her gün yaptığınız beş şeyi yüksek sesle söyleyin ve hiçbirinde am, is ya da are geçmediğinden emin olun.

Türkçede karşılığı olmayan zaman: present perfect

Türkçenin iki geçmişi vardır: görülen geçmiş (-di) ve öğrenilen geçmiş (-miş). Aradaki fark olayın ne zaman olduğu değil, bilgiyi nereden aldığınızdır. İngilizce bu bilgiyi hiçbir zaman ekiyle işaretlemez. Ters yönde ise İngilizcenin have + üçüncü hâl yapısının Türkçede kendine ait bir karşılığı yoktur. -miş öteki geçmiş gibi göründüğü için zihinde sık sık present perfect ile eşleşir ve o eşleşme yanlıştır. Bu yüzden ortaya I have gone yesterday gibi cümleler çıkar.

Present perfect İngilizcenin mantığında bir geçmiş zaman değildir. Şimdiki durumu, onu önceleyen bir olayla anlatır: I have lost my keys cümlesinin konusu anahtarları düşürdüğünüz an değil, şu anda anahtarsız olmanızdır. Bu yüzden bitmiş bir zaman ifadesi cümleyi bozar: yesterday, in 2019 ve last week onu geçersiz kılar, already, just, yet ve since ise tam yerine oturtur. Tek soruyla ayırt edebilirsiniz: ne zaman olduğunu söyleyebiliyorsanız past simple kullanın, söyleyemiyor ya da söylemek istemiyorsanız present perfect kullanın.

Zamanları bilmekten zamanları kullanmaya

Zaman bilgisi tanıma tarafında yaşar, zaman hataları ise üretim tarafında ortaya çıkar. EF EPI 2025 verilerinde Türkiye okumada 503, dinlemede 478, yazmada 441 ve konuşmada 438 puan alıyor: okuma ile konuşma arasında 65 puanlık bir fark var. Testte doğru zamanı işaretleyip konuşurken I am going to school every day diyen birinin bilgi eksiği yoktur. O kişinin eksiği, o kararı saniyenin onda birinde vermeye alışkın olmamasıdır ve bu alışkanlık boşluk doldurarak kazanılmaz.

İşe yarayan alıştırma basittir ve on beş dakika sürer. Bir konu seçin ve iki dakika boyunca durmadan anlatın. Sonra aynı konuyu zamanı değiştirerek tekrar anlatın: önce dün olmuş gibi, sonra bu aralar sürüyor gibi, sonra gelecek yıl olacak gibi. Aynı içeriği üç kez üretmek, tabloyu üç kez okumaktan farklı bir şeyi çalıştırır. Takıldığınız yeri not edin ve ertesi gün oradan başlayın. SpeakBase bunu tek başına yapmak zorunda kalmayasınız diye kuruldu: sesli öğretmen Kate sizinle İngilizce konuşur ve tıkandığınız anda size Türkçe açıklar, böylece pratik sohbet olmaktan çıkmadan ders hâline gelir.

Türkiye: becerilere göre İngilizce puanı

EF EPI 2025, Türkiye ülke sayfası | dünya ortalaması 488
Okuma503Dinleme478Yazma441Konuşma438
Okuma ile konuşma arasında 65 puan var. Zaman bilgisi soldaki sütunlarda ölçülür, zaman hataları ise sağdakinde görünür.

Sıkça sorulan sorular

İngilizcede kaç zaman var?

Ders kitaplarındaki alışılmış cevap on ikidir ve bu, üç zamanın (geçmiş, şimdi, gelecek) dört görünüşle (simple, continuous, perfect, perfect continuous) çarpımından çıkar. Dilbilimsel olarak İngilizcede fiil çekimiyle işaretlenen yalnızca iki zaman vardır, şimdi ve geçmiş; gelecek will gibi bir yardımcıyla kurulur. Yani on iki, bir öğretim kolaylığıdır, ayrı ayrı ezberlenecek on iki konu değil.

Present perfect ile past simple arasındaki fark nedir?

Past simple bitmiş bir zamanda olan bitmiş bir olayı anlatır ve yesterday ya da last year gibi bir zaman ifadesiyle rahatça birlikte kullanılır. Present perfect ise şu anki durumu, onu önceleyen bir olayla anlatır, bu yüzden bitmiş bir zaman ifadesiyle birlikte kullanılamaz. Pratik ölçü şudur: olayın ne zaman olduğunu söylüyorsanız past simple, söylemiyorsanız present perfect.

Türkçedeki -yor eki İngilizcede hangi zamana karşılık gelir?

Tek bir karşılığı yoktur, asıl zorluk da budur. -yor bazen present continuous olur (Şu an çalışıyorum: I am working now), bazen present simple olur (Her gün çalışıyorum: I work every day). Karar fiilden değil cümleden çıkar: sıklık zarfı veya genel bir doğru varsa yalın biçim, o anda sürmekte olan geçici bir durum varsa sürüyor biçimi kullanılır.

-miş ekinin İngilizcede karşılığı var mı?

Zaman eki düzeyinde yoktur. -miş bilginin kaynağını işaretler, yani olayı görmediğinizi, duyduğunuzu ya da sonradan anladığınızı söyler; İngilizce bunu fiilin üzerinde hiç işaretlemez. Aynı anlamı vermek isterseniz kelimeyle söylersiniz: apparently, I heard that, it seems that. -miş ekini present perfect ile eşleştirmek yaygın bir hatadır, çünkü ikisinin ölçtüğü şey tamamen farklıdır.

İngilizce zaman tablosunu ezberlemek yeterli mi?

Sınav için çoğu zaman yeterlidir, konuşmak için değildir. Tablo tanıma becerisini besler, oysa zaman seçimi konuşurken bir refleks olarak, düşünmeye vakit kalmadan yapılır. Türkiye'nin EF EPI 2025 tablosunda okumanın 503, konuşmanın 438 olması tam olarak bu farkın ölçülmüş hâlidir. Refleks ancak yüksek sesle üretim yaparak kazanılır.

Öğrenmeye başlamaya hazır mısın?

SpeakBase'e ücretsiz katıl ve binlerce öğrenci ile öğretmenin neden bizi seçtiğini gör.

Ücretsiz kaydol