Skip to content
Bloga dön

İngilizce Kelime Ezberleme: Liste Neden Konuşmaya Dönüşmüyor

Türkçe konuşan biri kelimeyi neden ezberlediği hâlde kullanamıyor: yazıdan öğrenilen yanlış ses, kelime ailesi sorunu ve gerçekten kaç kelime gerektiğinin ölçülmüş cevabı.

Ezberlediğiniz kelime, duyduğunuz kelime değil

Türkçenin yazımı sese neredeyse birebir uyar: bir harf bir sestir, kelimeyi görürsünüz ve nasıl okunacağını bilirsiniz. İngilizcede böyle bir güvence yoktur. Listeden sessizce ezberlenen bir kelime, kafanızda Türkçe okuma alışkanlığıyla üretilmiş, gerçekte var olmayan bir sesle kaydedilir. Determine kelimesini de-ter-mi-ne diye, island kelimesini s harfiyle, comfortable kelimesini dört heceyle, vegetable kelimesini de yazıldığı gibi kaydedersiniz. Sonuç şudur: kelimeyi bildiğiniz hâlde konuşmada duyunca tanımazsınız, çünkü tanıyacağınız ses o değildir.

İkinci katman vurgudur. Türkçede vurgu büyük ölçüde düzenlidir ve çoğu kelimede son hecededir. İngilizcede vurgu kelimenin kendisine aittir ve aile içinde yer değiştirir: PHOtograph, phoTOgrapher, photoGRAPHic. Dahası vurgusuz heceler schwa denen belirsiz bir sese düşer, Türkçede karşılığı olmayan bir ses. Bu yüzden yazıdan ezberlenmiş bir kelime konuşmada iki kez ıskalanır: bir kez sesi yanlış olduğu için, bir kez de vurgusu yanlış yere düştüğü için. Bu iki hatanın maliyeti kelime sayısıyla artar, çünkü listeniz uzadıkça yanlış kaydedilmiş kelime sayınız da uzar.

Türkçe ek getirir, İngilizce kelimeyi değiştirir

Türkçe sondan eklemeli bir dildir ve gövdeyi görünür bırakır: göz, gözlük, gözlükçü, gözlükçülük. Kökü bilirseniz ailenin tamamını üretebilir ve tanıyabilirsiniz. Bu alışkanlık İngilizceye taşındığında sessizce çöker, çünkü İngilizcenin türetmesi düzenli değildir ve büyük bölümü Latince kökenlidir. Strong kelimesinin ismi strength, deep kelimesininki depth, decide fiilinin ismi decision, succeed fiilininki success olur. Nation, national, nationality, nationalise dizisinde ise gövde durur ama sonu her adımda değişir ve hiçbiri diğerinden tahmin edilemez.

Bunun pratik sonucu şudur: üç bin kelimelik bir listeyi gövde hâlinde ezberlemek, üç bin kullanılabilir madde vermez. YDS, YÖKDİL ve YDT gibi sınavlar sizi gövdeden değil aileden sorar, boşluğa isim mi sıfat mı fiil mi gireceğini bilmenizi ister. Kelimeyi tek başına değil ailesiyle birlikte, hangi kelimelerle birlikte kullanıldığıyla beraber öğrenmek bu yüzden fazladan iş değil, asıl işin kendisidir. Make a decision doğru, do a decision yanlıştır ve bu bilgi decision maddesinin içinde durur, decide maddesinin içinde değil.

Gerçekten kaç kelime gerekiyor

Bu sorunun ölçülmüş bir cevabı var. Paul Nation'ın 2006 tarihli çalışması, bir metni sözlüğe bakmadan anlamak için gereken yüzde 98 kapsama eşiğini şöyle veriyor: konuşulan dilde 6.000 ile 7.000 kelime ailesi, yazılı metinde 8.000 ile 9.000 kelime ailesi. Buradaki birim kelime değil kelime ailesidir, yani nation, national ve nationality tek bir madde sayılır. Bir önceki bölümle birleştiğinde bu şunu söyler: aileyi bilmiyorsanız kendi ilerlemenizi olduğundan yüksek ölçüyorsunuz.

Sayılar korkutucu görünse de sıklık sizin lehinize çalışır. En sık kullanılan birkaç bin aile günlük konuşmanın çok büyük bir bölümünü karşılar, geri kalan binler ise kapsamı yavaşça yüzde 98'e taşır. Bu yüzden başlangıçta rastgele zor kelimeler ezberlemek verimsizdir: sık kullanılan aileleri tam olarak, yani bütün üyeleriyle ve birlikte kullanıldıkları kelimelerle öğrenmek, aynı süreyi çok daha fazla anlaşılan cümleye çevirir.

Yüzde 98 kapsam için gereken kelime ailesi sayısı

Nation, I.S.P. (2006), Canadian Modern Language Review 63(1), 59-82
Konuşulan dil6.000-7.000Yazılı metin8.000-9.000
Birim kelime değil kelime ailesidir: nation, national ve nationality burada tek madde sayılır. Gövdeleri ezberleyip aileleri atlayan bir liste, bu ölçekte olduğundan büyük görünür.

Tanımaktan üretmeye

Çoğu kelime çalışması yanlış yönde yapılır. İngilizceden Türkçeye çalışırsanız tanıma becerinizi geliştirirsiniz, oysa konuşurken ihtiyacınız olan ters yöndür: Türkçe düşünce aklınıza gelir ve İngilizce kelimeyi aramanız gerekir. Tanıdığınız kelime sayısı, üretebildiğiniz kelime sayısından her zaman çok daha büyüktür ve bu fark ölçülebilir bir yerde görünür. EF EPI 2025 verilerinde Türkiye okumada 503, dinlemede 478, yazmada 441 ve konuşmada 438 puan alıyor. Kelime dağarcığı soldaki sütunlarda birikir, sağdaki sütunlarda harcanır.

İşe yarayan çalışma kısadır. Kelimeyi tek başına değil tam bir cümlenin içinde ve sesli olarak öğrenin, aynı kelimeyi ertesi gün ve bir hafta sonra tekrar kullanın, tekrarı okuyarak değil konuşarak yapın. Yeni öğrendiğiniz beş kelimeyi o gün gerçek bir cümlede kullanamadıysanız o beş kelime henüz sizin değildir. SpeakBase bu adımı kolaylaştırmak için var: sesli öğretmen Kate sizinle İngilizce konuşur ve takıldığınız anda size Türkçe açıklar, böylece kelime listede kalmak yerine ağzınızdan çıkar.

Türkiye: becerilere göre İngilizce puanı

EF EPI 2025, Türkiye ülke sayfası | dünya ortalaması 488
Okuma503Dinleme478Yazma441Konuşma438
Kelime dağarcığı en çok okumada işe yarar, en az konuşmada. Aradaki 65 puan, tanıdığınız kelimelerle üretebildiğiniz kelimeler arasındaki farkın ölçülmüş hâlidir.

Sıkça sorulan sorular

Günde kaç İngilizce kelime ezberlemeliyim?

Sayıdan çok tekrarın düzeni belirleyicidir. Günde beş ile on arası yeni kelime, her birini tam bir cümle içinde ve sesli olarak öğrenmek şartıyla, günde elli kelimeyi liste hâlinde geçmekten daha fazla kalıcı sonuç verir. Ölçü basittir: o gün öğrendiğiniz kelimeleri aynı gün kendi kurduğunuz bir cümlede kullanamıyorsanız sayıyı azaltın.

Kelimeleri Türkçe karşılığıyla mı ezberlemeliyim?

Karşılık başlangıçta yardımcı olur ama tek başına yanıltıcıdır, çünkü tanıma yönünde çalışır. Konuşurken ihtiyacınız olan ters yöndür, yani Türkçe düşünceden İngilizce kelimeye gitmektir. Bu yüzden karşılığın yanına kelimenin geçtiği tam bir cümle ve sesi de eklenmelidir, ayrıca kelimenin hangi kelimelerle birlikte kullanıldığı not edilmelidir.

Kelime ailesi nedir ve neden önemli?

Kelime ailesi, aynı kökten türeyen kelimelerin tamamıdır: nation, national, nationality, nationalise. Türkçede aile ekle üretildiği için görünür ve tahmin edilebilir, İngilizcede ise sonlar düzensizce değişir ve tahmin edilemez. Sınavlar sizi gövdeden değil aileden sorduğu için, gövdeyi bilmek çoğu zaman soruyu çözmeye yetmez.

Ezberlediğim kelimeyi konuşmada neden tanıyamıyorum?

Çünkü büyük ihtimalle kelimeyi yazıdan öğrendiniz ve Türkçe okuma alışkanlığıyla üretilmiş, gerçekte var olmayan bir sesle kaydettiniz. İngilizcede yazım sesi güvenilir şekilde vermez, ayrıca vurgusuz heceler Türkçede bulunmayan belirsiz bir sese düşer. Çözüm kelimeyi ilk günden sesiyle birlikte öğrenmek ve yüksek sesle tekrar etmektir.

Akıcı konuşmak için kaç kelime yeterli?

Nation'ın 2006 çalışmasına göre bir metni sözlüksüz anlamak için gereken yüzde 98 kapsam, konuşulan dilde 6.000 ile 7.000, yazılı metinde 8.000 ile 9.000 kelime ailesi ister. Ancak akıcılık yalnızca sayıya bağlı değildir: bildiğiniz kelimeleri düşünmeden çağırabilmek ayrı bir beceridir ve yalnızca sesli üretimle kazanılır.

Öğrenmeye başlamaya hazır mısın?

SpeakBase'e ücretsiz katıl ve binlerce öğrenci ile öğretmenin neden bizi seçtiğini gör.

Ücretsiz kaydol