Bu set, hediyelik eşya dükkanında kullanabileceğiniz temel İngilizce ifadeleri pratik etmenizi sağlar.
Excuse me, how much is this?
Affedersiniz, bu ne kadar?
Can I see this, please?
Bunu görebilir miyim, lütfen?
Do you have this in a different color?
Bunun farklı bir rengi var mı?
Do you have a smaller size?
Daha küçük bir bedeniniz var mı?
Do you have a bigger size?
Daha büyük bir bedeniniz var mı?
I like this one.
Bunu beğendim.
I don't like this one.
Bunu beğenmedim.
This is very beautiful.
Bu çok güzel.
Can I buy this, please?
Bunu satın alabilir miyim, lütfen?
I would like to buy two of these.
Bunlardan iki tane almak istiyorum.
Where can I pay?
Nerede ödeme yapabilirim?
Can I pay by card?
Kartla ödeyebilir miyim?
Can I pay in cash?
Nakit ödeyebilir miyim?
Do you have a bag, please?
Bir poşetiniz var mı, lütfen?
This is a gift for my mother.
Bu annem için bir hediye.
This is a gift for my friend.
Bu arkadaşım için bir hediye.
Can you wrap this, please?
Bunu sarabilir misiniz, lütfen?
Is this made here?
Bu burada mı yapıldı?
Do you have a magnet?
Mıknatısınız var mı?
Do you have a postcard?
Kartpostalınız var mı?
Do you have a T-shirt?
Tişörtünüz var mı?
How much is this T-shirt?
Bu tişört ne kadar?
That is too expensive.
Bu çok pahalı.
Do you have something cheaper?
Daha ucuz bir şeyiniz var mı?
Is there a discount?
İndirim var mı?
Thank you, I will take this one.
Teşekkür ederim, bunu alacağım.
No, thank you. I am just looking.
Hayır, teşekkür ederim. Sadece bakıyorum.
Can I have a receipt, please?
Fiş alabilir miyim, lütfen?
Where is the exit?
Çıkış nerede?
Thank you very much, goodbye.
Çok teşekkür ederim, güle güle.