Bu set, İngilizce'de "iyi", "kötü", "kolay", "zor", "ilginç" ve "sıkıcı" gibi yaygın sıfatların yerine kullanılabilecek daha gelişmiş kelimeleri öğretir.
Challenging (zorlayıcı)
"Hard" yerine: Yeni sistem geçişi zorluydu (challenging), ama zamanında bitirdik.
Demanding (zahmetli, çok emek isteyen)
"Hard/Busy" yerine: Aynı anda üç büyük müşteri hesabını yönetmek son derece zahmetli (demanding).
Insightful (anlayışlı, ufuk açıcı)
"Interesting" yerine: Toplantıdaki geri bildirimi oldukça anlayışlıydı (insightful).
Straightforward (basit, kolay anlaşılır)
"Easy" yerine: Kurulum süreci şaşırtıcı derecede basitti (straightforward) ve sadece beş dakika sürdü.
Overwhelming (bunaltıcı)
"Very hard/Too much" yerine: Öğle yemeğinden sonra elli okunmamış e-postanın olması bunaltıcı (overwhelming) hissettirdi.
Productive (verimli)
"Good" yerine: Bu sabah çok verimli (productive) bir beyin fırtınası seansı yaptık.
Tedious (sıkıcı, usandırıcı)
"Boring/Hard" yerine: Verileri elektronik tabloya manuel olarak girmek sıkıcı (tedious) bir iştir.
Hectic (çok yoğun, telaşlı)
"Busy" yerine: Bugün programım o kadar yoğundu (hectic) ki öğle yemeğine zar zor zaman buldum.
Captivating (büyüleyici)
"Interesting" yerine: Konuşmacı modern mimari üzerine büyüleyici (captivating) bir sunum yaptı.
Exhausting (yorucu, tüketici)
"Hard/Tiring" yerine: On iki saat aralıksız çalışmak tamamen yorucuydu (exhausting).
Rewarding (tatmin edici)
"Good" yerine: Ekibin bu sorunu çözmesine yardımcı olmak çok tatmin edici (rewarding) bir deneyimdi.
Complex (karmaşık)
"Hard" yerine: Gelecek yılın finansal stratejisi oldukça karmaşık (complex).
Rigid (katı, esnek olmayan)
"Bad/Hard" yerine: Şirketin uzaktan çalışma konusunda çok katı (rigid) kuralları var.
Effortless (zahmetsiz)
"Easy" yerine: Karmaşık müzakereyi tamamen zahmetsiz (effortless) gösterdi.
Fascinating (büyüleyici, çok ilginç)
"Very interesting" yerine: Araştırma sonuçlarını okumak büyüleyiciydi (fascinating).
Monotonous (monoton, tekdüze)
"Boring" yerine: Aynı dersi iki kez dinlemek monotondu (monotonous).
Phenomenal (olağanüstü)
"Very good" yerine: Ekip bu çeyrekte olağanüstü (phenomenal) satış rakamlarına ulaştı.
Disastrous (felaket, feci)
"Very bad" yerine: Teknik sorunlar nedeniyle lansman etkinliği feci (disastrous) bir başarısızlıktı.
Seamless (sorunsuz, pürüzsüz)
"Good/Easy" yerine: Yeni sunucuya geçiş tamamen sorunsuzdu (seamless).
Grueling (çok yorucu, zorlu)
"Very hard" yerine: Son maraton etabını tamamlamak yorucuydu (grueling).
Riveting (sürükleyici)
"Interesting" yerine: Uzay keşfi hakkındaki belgesel sürükleyiciydi (riveting).
Stressful (stresli)
"Hard/Bad" yerine: Yönetim kuruluna sunum yapmak son derece stresliydi (stressful).
Smooth (sorunsuz, akıcı)
"Good/Easy" yerine: Müşteri tanıtımı sırasında her şey sorunsuz (smooth) gitti.
Drab (kasvetli, renksiz)
"Boring/Bad" yerine: Ofis dekoru soğuk ve kasvetli (drab) hissettiriyordu.
Exhilarating (heyecan verici, coşturucu)
"Very good/Fun" yerine: En büyük hesabımızı kapatmak heyecan verici (exhilarating) bir duyguydu.
Dreadful (korkunç, berbat)
"Very bad" yerine: Açık hava etkinliğimiz sırasındaki hava kesinlikle korkunçtu (dreadful).
User-friendly (kullanıcı dostu)
"Easy" yerine: Yeni arayüz eskisinden çok daha kullanıcı dostu (user-friendly).
Engaging (ilgi çekici)
"Interesting" yerine: Potansiyel yatırımcılara çok ilgi çekici (engaging) bir sunum yaptı.
Demotivating (motivasyon kırıcı)
"Bad" yerine: Rehberlik olmadan olumsuz geri bildirim almak motivasyon kırıcı (demotivating) olabilir.
Fulfilling (tatmin edici, doyurucu)
"Good" yerine: Sosyal etki projelerinde çalışmak gerçekten tatmin edici (fulfilling) hissettiriyor.
Intricate (girift, çok ayrıntılı)
"Hard/Detailed" yerine: Saat mekanizması inanılmaz derecede karmaşık (intricate).
Routine (rutin, olağan)
"Boring/Normal" yerine: Geliştirme ekibiyle sadece rutin (routine) bir kontrol toplantısıydı.
Outstanding (olağanüstü, üstün)
"Very good" yerine: Proje incelemesinde olağanüstü (outstanding) bir performans sergiledi.
Unbearable (dayanılmaz)
"Very bad/Hard" yerine: Açık ofisteki gürültü seviyesi neredeyse dayanılmazdı (unbearable).
Painless (zahmetsiz, sancısız)
"Easy" yerine: Sözleşmede değişiklik yapmak hızlı ve zahmetsiz (painless) bir süreçti.
Thought-provoking (düşündürücü)
"Interesting" yerine: Makale teknoloji hakkında düşündürücü (thought-provoking) sorular ortaya attı.
Mind-numbing (aşırı sıkıcı, beyin uyuşturan)
"Very boring" yerine: Metin tablolarını saatlerce biçimlendirmek zihin uyuşturan (mind-numbing) bir işti.
Exceptional (istisnai, olağanüstü)
"Very good" yerine: Otelde aldığımız hizmet olağanüstüydü (exceptional).
Appalling (dehşet verici, berbat)
"Very bad" yerine: Departmanlar arasındaki iletişim eksikliği dehşet vericiydi (appalling).
Intuitive (sezgisel)
"Easy" yerine: Yazılım tasarımı sezgiseldir (intuitive), bu nedenle eğitime gerek yoktur.
Compelling (ikna edici, etkileyici)
"Good/Interesting" yerine: Aday, daha fazla personel işe alma konusunda ikna edici (compelling) bir argüman sundu.
Tough (zor, çetin)
"Hard" yerine: Bir düşüş sırasında işten çıkarmalar yapmak zor (tough) bir karardır.
Pleasant (hoş, keyifli)
"Good/Nice" yerine: Satıcıyla kahve içerken hoş (pleasant) bir sohbet ettik.
Uninspiring (ilham vermeyen, sıradan)
"Boring/Bad" yerine: Yeni pazarlama kampanyası sıradan ve ilham vermeyen (uninspiring) hissettirdi.
Impressive (etkileyici)
"Good" yerine: Şirket içindeki hızlı büyümesi etkileyiciydi (impressive).
Frustrating (sinir bozucu)
"Hard/Bad" yerine: Sık sık internet kesintileriyle uğraşmak çok sinir bozucu (frustrating).
Clear-cut (net, kesin)
"Easy/Clear" yerine: Bu uyumluluk sorununa çözüm net (clear-cut) değil.
Intriguing (merak uyandırıcı)
"Interesting" yerine: Kayıp dosyalar etrafındaki gizem merak uyandırıcıydı (intriguing).
Dull (sıkıcı, donuk)
"Boring" yerine: Sunumda enerji eksikliği vardı ve oldukça sıkıcı (dull) hissettirdi.
Superb (mükemmel)
"Very good" yerine: Müşteri, teslimatlarımızdan mükemmel (superb) memnuniyetini dile getirdi.
Miserable (berbat, sefil)
"Very bad" yerine: Soğuk yağmurda otobüs beklemek sefilceydi (miserable).
Uncomplicated (karmaşık olmayan)
"Easy" yerine: Anlaşmanın şartları açık ve karmaşık değil (uncomplicated).
Gripping (sürükleyici)
"Interesting" yerine: İş stratejisi kitabının son bölümü sürükleyiciydi (gripping).
Arduous (zahmetli, meşakkatli)
"Hard" yerine: Binlerce müşteri veritabanını güncellemek zahmetli (arduous) bir görevdi.
Splendid (harika, muhteşem)
"Very good" yerine: Proje dönüm noktamızı kutlarken harika (splendid) zaman geçirdik.
Terrible (berbat, korkunç)
"Bad" yerine: Görüntülü görüşme sırasındaki internet bağlantısı berbattı (terrible).
Manageable (yönetilebilir, idare edilebilir)
"Easy/Fine" yerine: Mevcut iş yükü ağır, ancak yine de yönetilebilir (manageable).
Stimulating (uyarıcı, düşündürücü)
"Interesting" yerine: Panel tartışmasına katılmak entelektüel olarak uyarıcıydı (stimulating).
Dry (kuru, sıkıcı)
"Boring" yerine: Yasal belgeler kuru (dry) ve okunması zordu.
Remarkable (kayda değer, dikkat çekici)
"Very good" yerine: Ekip sadece iki haftada kayda değer (remarkable) ilerleme kaydetti.