Bu set, İngilizce'deki geçmiş zaman fiillerini ve cümlelerini pratik etmenizi sağlar.
go → went
gitmek / seyahat etmek ← gitti / seyahat etti
see → saw
görmek ← gördü
eat → ate
yemek yemek ← yedi
have → had
sahip olmak ← sahipti
take → took
almak ← aldı
buy → bought
satın almak ← satın aldı
travel → traveled
seyahat etmek / gezmek ← seyahat etti / gezdi
visit → visited
ziyaret etmek ← ziyaret etti
stay → stayed
kalmak / konaklamak ← kaldı / konakladı
walk → walked
yürümek / gezmek ← yürüdü / gezdi
fly → flew
uçmak ← uçtu
drive → drove
araba sürmek ← araba sürdü
swim → swam
yüzmek ← yüzdü
meet → met
buluşmak ← buluştu
make → made
yapmak / hazırlamak ← yaptı / hazırladı
get → got
almak / ulaşmak ← aldı / ulaştı
leave → left
ayrılmak / çıkmak ← ayrıldı / çıktı
arrive → arrived
varmak ← vardı
pack → packed
paketlemek ← paketledi
book → booked
rezervasyon yapmak (yer) ← rezervasyon yaptı
explore → explored
keşfetmek / gezmek ← keşfetti / gezdi
enjoy → enjoyed
keyif almak ← keyif aldı
climb → climbed
tırmanmak ← tırmandı
miss → missed
kaçırmak ← kaçırdı
forget → forgot
unutmak ← unuttu
lose → lost
kaybetmek ← kaybetti
find → found
bulmak ← buldu
ride → rode
binmek ← bindi
sleep → slept
uyumak ← uyudu
spend → spent
geçirmek (zaman) / harcamak (para) ← geçirdi / harcadı
Last summer, I went to Italy with my family.
Geçen yaz ailemle İtalya'ya gittim.
We saw the Eiffel Tower on our first day in Paris.
Paris'teki ilk günümüzde Eyfel Kulesi'ni gördük.
I ate the best pasta of my life in Rome.
Roma'da hayatımın en iyi makarnasını yedim.
She had an amazing time at the beach in Greece.
Yunanistan'da sahilde harika zaman geçirdi.
We took a lot of photos during our trip to Spain.
İspanya gezimiz sırasında çok fotoğraf çektik.
I bought a beautiful souvenir from the local market.
Yerel pazardan güzel bir hatıra eşyası aldım.
They traveled to Thailand for two weeks last winter.
Geçen kış iki hafta Tayland'a seyahat ettiler.
We visited three different cities during our vacation.
Tatilimiz boyunca üç farklı şehri ziyaret ettik.
I stayed at a small hotel near the beach.
Sahile yakın küçük bir otelde kaldım.
We walked along the river every evening in Amsterdam.
Amsterdam'da her akşam nehir boyunca yürüdük.
My family flew to Japan for our summer holiday.
Ailem yaz tatilimiz için Japonya'ya uçtu.
He drove all the way to the coast for the trip.
Gezi için sahile kadar arabayı sürdü.
We swam in the clear blue water in Greece.
Yunanistan'da berrak mavi sularda yüzdük.
I met some wonderful people on my trip to Peru.
Peru gezimde harika insanlarla tanıştım.
They made new friends while traveling in Vietnam.
Vietnam'da seyahat ederken yeni arkadaşlar edindiler.
We got lost in the old streets of Venice.
Venedik'in eski sokaklarında kaybolduk.
I left home early to catch my flight to London.
Londra uçuşumu yakalamak için evden erken çıktım.
We arrived at the hotel late at night.
Otele gece geç saatte vardık.
She packed her suitcase the night before the trip.
Seyahatten önceki gece bavulunu topladı.
We booked our flights three months before the vacation.
Uçuşlarımızı tatilden üç ay önce rezerve ettik.
They explored the old town for hours.
Eski şehri saatlerce keşfettiler.
I really enjoyed the local food in Mexico.
Meksika'daki yerel yemeklerden gerçekten çok keyif aldım.
We climbed the mountain to see the sunrise.
Gün doğumunu görmek için dağa tırmandık.
I missed my connecting flight in Istanbul.
İstanbul'daki aktarmalı uçuşumu kaçırdım.
He forgot his passport at home and almost missed the flight.
Pasaportunu evde unuttu ve neredeyse uçuşu kaçırıyordu.
We lost our way on the hiking trail in the mountains.
Dağlardaki yürüyüş parkurunda yolumuzu kaybettik.
I found a wonderful little café in Lisbon.
Lizbon'da harika küçük bir kafe buldum.
We rode bicycles around the city in Amsterdam.
Amsterdam'da şehirde bisiklet sürdük.
I slept very well after a long day of sightseeing.
Uzun bir gezi gününden sonra çok iyi uyudum.
We spent two weeks traveling around Southeast Asia.
Güneydoğu Asya'yı gezerek iki hafta geçirdik.