45 yaygın zarfı öğrenin. Cümleler, eylemin nasıl yapıldığını gösteren işaretçiler içerir. Eylemin şeklini tanımlamak için gereklidir.
Quickly – She walks quickly.
Quickly – Hızlı yürüyor.
Slowly – He speaks very slowly.
Slowly – Çok yavaş konuşuyor.
Carefully – Drive carefully.
Carefully – Dikkatli sürün.
Happily – They live happily together.
Happily – Birlikte mutlu yaşıyorlar.
Sadly – He looks at her sadly.
Sadly – Ona üzgün bakıyor.
Quietly – Speak quietly please.
Quietly – Lütfen sessiz konuşun.
Loudly – They shouted loudly.
Loudly – Yüksek sesle bağırdılar.
Beautifully – She sings beautifully.
Beautifully – Güzel şarkı söylüyor.
Well – He plays the piano well.
Well – Piyano çalmayı iyi biliyor.
Badly – She plays guitar badly.
Badly – Kötü gitar çalıyor.
Hard – He works hard.
Hard – Çok çalışıyor.
Easily – This problem is easily solved.
Easily – Bu sorun kolayca çözülür.
Probably – I'll probably come tomorrow.
Probably – Muhtemelen yarın gelirim.
Definitely – I'm definitely coming.
Definitely – Kesinlikle geliyorum.
Maybe – Maybe we can meet tomorrow.
Maybe – Belki yarın buluşabiliriz.
Always – I always wake up early.
Always – Her zaman erken kalkarım.
Never – I never drink coffee.
Never – Asla kahve içmem.
Sometimes – I sometimes go to the beach.
Sometimes – Bazen sahile giderim.
Often – We often visit the museum.
Often – Müzeyi sık sık ziyaret ederiz.
Rarely – I rarely see him.
Rarely – Onu nadiren görürüm.
Today – I'll see you today.
Today – Seni bugün göreceğim.
Tomorrow – See you tomorrow.
Tomorrow – Yarın görüşürüz.
Yesterday – I saw him yesterday.
Yesterday – Onu dün gördüm.
Now – Come here now.
Now – Şimdi buraya gel.
Then – First eat, then sleep.
Then – Önce ye, sonra uyu.
Here – Stay here.
Here – Burada kal.
There – Go there.
There – Oraya git.
Anywhere – Go anywhere you want.
Anywhere – İstediğin yere git.
Everywhere – I looked everywhere.
Everywhere – Her yere baktım.
Nowhere – He is nowhere to be found.
Nowhere – Hiçbir yerde bulunamıyor.
Up – Look up.
Up – Yukarı bak.
Down – Sit down.
Down – Otur.
In – Come in.
In – İçeri gel.
Out – Go out.
Out – Dışarı çık.
Back – Come back soon.
Back – Yakında geri gel.
Forward – Move forward.
Forward – İleri git.
Away – Go away.
Away – Git buradan.
Very – That's very good.
Very – Bu çok iyi.
Too – The coffee is too hot.
Too – Kahve çok sıcak.
So – He's so smart.
So – O çok zeki.
Just – I just finished.
Just – Az önce bitirdim.
Also – I want to come too.
Also – Ben de gelmek istiyorum.
Only – I only have one pen.
Only – Sadece bir kalemim var.
Even – Even children can do this.
Even – Çocuklar bile bunu yapabilir.
Still – Are you still here?
Still – Hala burada mısın?