Çıkarım ve varsayım için yardımcı fiiller: must, might, could, can't. must be ile must have been arasındaki fark. Türkler için ileri düzey İngilizce.
He must be tired (now).
O (şimdi) yorgun olmalı — şimdiki zamanda çıkarım.
He must have been tired (yesterday).
O (dün) yorgun olmalıydı — geçmiş zamanda çıkarım.
She might be at home.
O evde olabilir — olasılık.
She might have left already.
O çoktan ayrılmış olabilir — geçmişte olasılık.
It can't be true.
Bu doğru olamaz — kesinliğin reddi.
It can't have been him.
O olamazdı — geçmişte reddetme.
They could be lost.
Kaybolmuş olabilirler.
He may know the answer.
Cevabı biliyor olabilir.
She may have forgotten.
Unutmuş olabilir.
You must be joking!
Şaka yapıyor olmalısın! — yüksek kesinlik.
He must have studied a lot.
Çok çalışmış olmalı.
It might rain later.
Daha sonra yağmur yağabilir.
She could have called.
Aramış olabilirdi — yapılmadı.
They must be on their way.
Yolda olmalılar.
He can't have known about it.
Bunu bilmiş olamaz.
She might be sleeping right now.
Şu an uyuyor olabilir.
I must have left my keys at home.
Anahtarlarımı evde bırakmış olmalıyım.
They couldn't have arrived yet.
Henüz varmış olamazlar.
It may be too late.
Çok geç olabilir.
He must work very hard.
Çok sıkı çalışıyor olmalı.
She might not come.
Gelmayabilir.
You must have seen the news.
Haberleri görmüş olmalısın.
They can't be serious.
Ciddi olamazlar.
He could be the new manager.
Yeni müdür o olabilir.
She must have missed the bus.
Otobüsü kaçırmış olmalı.