Bu set, hafta sonu aktiviteleri ve rahatlama ile ilgili İngilizce kelimeleri ve ifadeleri pratik etmenizi sağlar.
stay in
evde kalmak
go out
dışarı çıkmak
go away
gitmek (tatile veya hafta sonu için)
stay up
geç saate kadar ayakta kalmak
wake up
uyanmak
eat out
dışarıda yemek yemek (restoranda)
invite someone over
birini eve davet etmek
work out
antrenman yapmak, spor yapmak
be in a hurry
acele etmek
rarely
nadiren
delicious
çok lezzetli
fancy place
lüks bir yer
forget about work
işi unutmak
relaxing
rahatlatıcı
board games
kutu oyunları
podcast
podcast
atmosphere
atmosfer, ortam
scroll through your feed
akışında gezinmek
usually
genellikle
spend time alone
yalnız zaman geçirmek
until
kadar
order food
yemek sipariş etmek (teslimatla)
chill
rahatlamak
stay in bed all day
bütün gün yatakta kalmak
catch up on sleep
uyku açığını kapatmak
do nothing
hiçbir şey yapmamak
have people over
evde misafir ağırlamak
crowded
kalabalık / sıkışık
noisy
gürültülü
hang out with friends
arkadaşlarla takılmak
I want to stay in tonight.
Bu gece evde kalmak istiyorum.
Let's go out for dinner.
Akşam yemeği için dışarı çıkalım.
We will go away for the weekend.
Hafta sonu için gideceğiz.
I sometimes stay up too late.
Bazen çok geç saate kadar ayakta kalırım.
I wake up at 7 every day.
Her gün saat yedide uyanırım.
She likes to dress up for parties.
Partiler için şık giyinmeyi sever.
We ate out at a new restaurant.
Yeni bir restoranda dışarıda yemek yedik.
I want to invite someone over for coffee.
Birini kahve içmeye davet etmek istiyorum.
He works out at the gym every day.
Her gün spor salonunda antrenman yapar.
I'm in a hurry this morning.
Bu sabah acelem var.
I rarely watch TV.
Nadiren televizyon izlerim.
This pizza is delicious!
Bu pizza çok lezzetli!
I try to forget about work on weekends.
Hafta sonları işi unutmaya çalışırım.
The music is very relaxing.
Müzik çok rahatlatıcı.
We played board games all night.
Bütün gece kutu oyunları oynadık.
I saw the post on social media.
Gönderiyi sosyal medyada gördüm.
She listens to a podcast every morning.
Her sabah bir podcast dinler.
The café has a nice atmosphere.
Kafenin güzel bir atmosferi var.
He scrolls through his feed before bed.
Yatmadan önce akışında gezinir.
I like to spend time alone.
Yalnız zaman geçirmeyi severim.
I need peace and quiet.
Huzur ve sessizliğe ihtiyacım var.
Let's order food tonight.
Bu gece yemek sipariş edelim.
We just want to chill today.
Bugün sadece rahatlamak istiyoruz.
She stayed in bed all day.
Bütün gün yatakta kaldı.
I want to catch up on sleep.
Uyku açığımı kapatmak istiyorum.
Today I did nothing.
Bugün hiçbir şey yapmadım.
They had people over last night.
Dün gece misafirleri vardı.
The train is always crowded.
Tren her zaman kalabalıktır.
The club was too noisy.
Kulüp çok gürültülüydü.
I love to hang out with friends.
Arkadaşlarla takılmayı severim.