Her Türk'ün bilmesi gereken en popüler İngilizce deyimler. piece of cake, break a leg, hit the books ve daha fazlası. İngilizcenizi ana dil seviyesine yükseltin.
It's a piece of cake.
Bu benim için çocuk oyuncağı — çok kolay.
Break a leg!
İyi şanslar! (bir gösteri öncesi)
Hit the books.
Çok çalışmak — kitaplara gömülmek.
Once in a blue moon.
Kırk yılda bir — çok nadiren.
Speak of the devil!
Şeytanı an, çomağı hazırla — tam da ondan bahsediyorduk ve o geldi.
It costs an arm and a leg.
Bu bir servete mal olur.
Bite off more than you can chew.
Kaldırabileceğinden daha fazlasını üstlenmek.
Cost an arm and a leg.
Bir servete mal olmak.
Cry over spilled milk.
Dökülen süt için ağlamak — geçmişe yas tutmak.
Don't judge a book by its cover.
Bir kitabı kapağına göre yargılama.
Every cloud has a silver lining.
Her işte bir hayır vardır.
Get out of hand.
Kontrolden çıkmak.
Hit the nail on the head.
Tam isabet — tamamen haklıydın.
It's not my cup of tea.
Bu benim tarzım değil — sevmiyorum.
Let the cat out of the bag.
Kediyi torbadan çıkarmak — bir sırrı açığa vurmak.
Miss the boat.
Tekneyi kaçırmak — bir fırsatı kaçırmak.
On the ball.
Odaklanmış ve uyanık — profesyonel.
Pull yourself together.
Kendini toparla — kendine gel.
The best of both worlds.
İki dünyanın da en iyisi.
Time flies when you're having fun.
Eğlenirken zaman uçar.
Under the weather.
Keyifsiz — hasta hissediyor.
Wrap your head around it.
Bunu sindirmek — anlamak.
You can't have your cake and eat it too.
Hem pastan dursun hem karnın doysun olmaz.
Better late than never.
Hiç olmamasından iyidir geç olması.
Actions speak louder than words.
Hareketler kelimelerden daha yüksek sesle konuşur.